Sürekli başkalarının onayını beklemek, yaptığınız şeyin yeterli olduğuna inanma ihtiyacıyla yaşanabilir. Destek almakla tekrar tekrar teyit istemek ayrılabilir.
Bir işi bitirdikten sonra yalnız sonucu paylaşmak istemiyor, karşınızdaki kişinin yüz ifadesinden yeterli bulunup bulunmadığınızı anlamaya çalışıyor olabilirsiniz. Olumlu yanıt kısa süre rahatlatır; ardından aynı konuda yeniden sormak isteyebilirsiniz. Bu örnek herkesin deneyimini açıklamaz. Yazı, yaptığını göstererek kabul veya teyit aramaya odaklanır. Genel karar verme sürecini, hayır deme becerisini veya bütün benlik saygısı konusunu tekrar etmez. Bir davranışın ne işe yaradığını anlamak, onu hemen bir kişilik etiketiyle tanımlamaktan daha somut bir başlangıç olabilir.
Onay Arayışı Günlük Yaşamda Nasıl Görünür?
Onay arayışı bazen doğrudan 'İyi olmuş mu?' sorusuyla görünür. Bazen de aynı işi farklı kişilere gösterme, gönderdiğiniz mesajın nasıl bulunduğunu tekrar sorma veya övgü gelene kadar ayrıntı anlatma şeklinde yaşanabilir. Bunlar tek başına sorun göstergesi değildir. Ne amaçla yaptığınız, ne sıklıkta tekrarladığı ve yanıt alamadığınızda nasıl etkilendiğiniz önemlidir. Bir örneği bütün kişiliğinizin açıklaması saymayın.
Örneğin bir arkadaşınıza yaptığınız bir şeyi gösterdiniz. O da beğendiğini söyledi. Bir süre sonra gerçekten beğenip beğenmediğini yeniden sormak istediniz. Burada eksik olan yeni bir bilgi mi, yoksa önceki yanıtın verdiği rahatlık mı kayboldu? Bu sorunun cevabı herkes için aynı değildir. Kendi deneyiminizde paylaşımın hangi noktada tekrar eden bir teyit ihtiyacına dönüştüğünü inceleyebilirsiniz.
İş veya eğitim gereği alınması zorunlu onaylar farklıdır. Bir yöneticinin kontrol etmesi gereken belgeyi göndermek, bir başvurunun kabul durumunu öğrenmek veya teknik geri bildirim istemek olağan bir süreç olabilir. Dış değerlendirme gereken işi kendi başınıza onaylamanız beklenmez. Buradaki konu, gerekli işleyiş tamamlandıktan sonra da kişisel yeterliliğin sürekli yeniden doğrulanmasına ihtiyaç duyup duymadığınızdır.
Destek Almak İle Sürekli Teyit İstemek Nasıl Ayrılır?
Destek almak, zor bir deneyimi paylaşmak veya başka bir bakış istemek ilişkilerin parçasıdır. Bütün ihtiyaçlarınızı tek başınıza karşılamak zorunda değilsiniz. Teyit arayışında ise aynı yanıtın tekrar alınması gerekebilir ve rahatlama kalıcı gelmeyebilir. Ayrım yalnız soru sayısıyla yapılmaz. Aynı şeyi iki kez sormanızın anlaşılır bir nedeni olabilir. Davranışın sizin için ne sağladığını değerlendirmek gerekir.

Birine 'Bu metinde neyi daha açık anlatabilirim?' diye sormak, belirli bir bilgi ihtiyacını anlatır. 'Sence ben yeterli miyim?' sorusu ise daha geniş bir değerlendirme bekleyebilir. İkisi aynı konuşmada da bulunabilir. İhtiyacınızı daha somut ifade etmek, karşınızdaki kişinin neye yanıt vereceğini anlamasına yardımcı olabilir. Ancak bütün belirsizliği tek bir kişinin sözüyle ortadan kaldırmak mümkün olmayabilir.
CCI'nin benlik saygısı materyalleri, başkalarının kabulünü zorunlu gören kural ve varsayımların davranışla ilişkisini ele alır. Bu çerçeve bazı deneyimleri anlamaya yardımcı olabilir; onay isteyen herkes için tek bir neden veya tanı göstermez. Geçmiş deneyimler, mevcut ilişkiler ve gerçek geri bildirim ortamı kişisel değerlendirmede birlikte düşünülebilir. Yalnız bir blog örneğinden köken açıklaması çıkarılmamalıdır.
Onay Gelmediğinde Aklımızdan Neler Geçer?
Beklediğiniz yanıt gelmediğinde aklınızdan ne geçtiğini fark edebilirsiniz. 'Beğenmedi', 'Beni önemsemiyor' veya 'Yanlış bir şey yaptım' gibi yorumlar belirebilir. Bunlar olası örneklerdir. Karşı tarafın sessizliği veya kısa cevabı, tek başına bu yorumlardan herhangi birini kanıtlamaz. O anda neyi bildiğinizle neyi varsaydığınızı ayırmak, yanıtın yokluğunu otomatik bir ret gibi anlamamanıza yardımcı olabilir.
Örneğin bir fotoğraf paylaştınız ve yakınınız yorum yapmadı. Bildiğiniz şey yorumun henüz gelmemiş olmasıdır. Görüp görmediğini, ne düşündüğünü veya o gün ne yaşadığını bilmiyor olabilirsiniz. Daha fazla mesaj atma isteğinin hangi duyguyla geldiğine bakabilirsiniz. Amaç kendinizi mesaj göndermekten men etmek değildir. Paylaşmak, iletişim kurmak ve belirsizliği hemen gidermek farklı ihtiyaçlar olabilir.
Onay gelmemesini kişisel değerinize ilişkin geniş bir hükme çevirmek yorucu olabilir. Belirli bir işin geliştirilmesi gereken tarafları bulunabilir; bu, bütün yeterliliğinizi tanımlamaz. Aynı şekilde övgü almak da bir konuda bütün soruların sonsuza kadar çözüldüğü anlamına gelmez. Başkasının görüşüne yer verirken kendi deneyiminizin ve somut bilgilerin ne kadar görünür kaldığını inceleyebilirsiniz.
Kendi Değerlendirmemize Nasıl Alan Açabiliriz?
Bir işi paylaşmadan önce kendi değerlendirmenizi kısa biçimde ifade etmeyi deneyebilirsiniz. Neyi amaçladınız, hangi kısmı istediğiniz gibi oldu, hangi konuda gerçekten görüşe ihtiyacınız var? Bu, kendinizi övme veya her şeyi iyi bulma görevi değildir. Kendi bakışınızın da konuşmada bulunmasını sağlar. Ardından başka birinin değerlendirmesi geldiğinde iki bakışın nerede benzeştiğini veya ayrıldığını görebilirsiniz.

Örneğin bir yemek hazırladınız ve yeni bir tarifi denediğiniz için memnunsunuz. Tadına ilişkin bir öneri almanız mümkündür. Fakat herkesin aynı ölçüde beğenmemesi, denemenizin anlamsız olduğu sonucunu doğurmaz. Burada amaç başkalarının görüşünü önemsizleştirmek değildir. Tek bir dış yorumun bütün deneyiminizi belirleyip belirlemediğini fark etmek, daha ayrıntılı bir değerlendirmeye alan açabilir.
Tekrar sorma isteği geldiğinde önce neye ihtiyaç duyduğunuzu adlandırabilirsiniz: Yeni bir bilgi, yakınlık, anlaşılma veya kısa süreli rahatlama mı? Bu ihtiyaçlar farklı biçimlerde konuşulabilir. Kendi kendinize sert bir yasak koymak veya bütün desteği kesmek gerekmez. Teyit arayışı yoğun sıkıntıyla ilişkiliyse nasıl ilerleyeceğinizi bir ruh sağlığı uzmanıyla değerlendirmek daha uygun olabilir.
Onay Arayışı İlişkileri Zorluyorsa Ne Yapılabilir?
Yakınınız aynı soruya tekrar yanıt vermekten yorulduğunu söylediğinde bu konuşma zor gelebilir. Bunu hemen sizi önemsemediği şeklinde yorumlamak yerine ne yaşandığını anlamaya çalışabilirsiniz. Sizin rahatlama ihtiyacınızla onun kapasitesi aynı anda var olabilir. 'Aynı şeyi tekrar sorduğumu fark ediyorum; şu an güvende hissetmeye çalışıyorum' gibi bir ifade kendi deneyiminizi anlatabilir. Karşı tarafın her belirsizliği gidermesi beklenmemelidir.
Destek biçimini daha açık konuşabilirsiniz. O anda yalnız dinlenmek mi istiyorsunuz, belirli bir konuda bilgi mi arıyorsunuz? Yakınınızın ne sunabildiğini de duyun. Böyle bir konuşma her zaman kolay veya yeterli olmayabilir. İlişkide aşağılanma, tehdit veya baskı varsa bunu yalnız sizin onay ihtiyacınız olarak açıklamak doğru değildir. Mevcut ilişkinin koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.
Teyit arayışı çok zaman alıyor, ilişkilerde sık çatışma yaratıyor veya günlük işlerinizi sürdürmenizi belirgin biçimde etkiliyorsa kişisel değerlendirme düşünülebilir. Görüşmeye hangi durumda ne sorduğunuzu ve yanıtın etkisinin ne kadar sürdüğünü anlatan bir örnekle başlayabilirsiniz. Amaç başkalarına hiç ihtiyaç duymamak değildir. İhtiyaçlarınızı daha açık anlamak ve kendi değerlendirmenize nasıl yer açılabileceğini ele almaktır.
Sonuç
Sürekli başkalarının onayını beklemek, gerekli geri bildirimle aynı şey değildir. Hangi bilgiyi aradığınızı, yanıtın size ne sağladığını ve aynı sorunun neden geri geldiğini somutlaştırabilirsiniz. Kendi değerlendirmenize yer açmak, bütün desteği bırakmanızı gerektirmez. Belirgin ve süren zorlanmada bireysel danışmanlık kapsamında kişisel örneklerinizle değerlendirme düşünülebilir. Tek bir davranış, neden veya tanı belirlemek için yeterli değildir.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Kendi durumunuz için görüşme talebi oluşturabilirsiniz.

