İçeriğe geç
Murathan AlpmanPsikolog
İlişkide Susmak Sorunları Gerçekten Çözer mi?

İlişkide Susmak Sorunları Gerçekten Çözer mi?

İlişkide sessizliğin farklı işlevleri, sakinleşme molası ve konuşmaya dönüşü planlamak üzerine gündelik örnekler.

İlişkide susmak, düşünmek için durmak ya da iletişimden uzaklaşmak anlamına gelebilir. Sessizliğin süresi, bağlamı ve sonrasında ne olduğu ayrı değerlendirilir.

Bir tartışmada biri konuşmayı sürdürmek isterken diğeri yanıt vermeyi bırakabilir. Konuşan kişi kendisini yalnız hissedebilir; susan kişi ise daha fazla gerilmemek için durmaya çalışıyor olabilir. Bunun her ilişkide aynı açıklaması yoktur. Yalnız sessizliğe bakarak niyet okumak veya partneri belirli bir kişilik etiketiyle tanımlamak yanıltıcı olabilir. Bu yazı, sakinleşmek için ara vermekle konuyu belirsiz süreyle kapatmak arasındaki farklara odaklanır. Bir ilişkinin bütün iletişim sorunlarını çözme veya karşı tarafı değiştirme sözü vermez.

İlişkide Susmak Her Zaman Aynı Şeyi Mi Anlatır?

Sessizlik farklı durumlarda farklı işlevler taşıyabilir. Ne söyleyeceğini düşünmek, konuşulanı anlamaya çalışmak veya duygularını toparlamak için kısa süre durmak mümkündür. Bazen de kişi konuşmadan tamamen uzaklaşır ve konuya dönmez. Bu iki örneğin dışarıdan benzer görünmesi, aynı anlama geldiklerini göstermez. Ne olduğuna, sessizliğin nasıl başladığına ve sonrasında iletişimin kurulup kurulmadığına bakmak gerekir.

Bir partnerin 'Yanlış bir şey söylemekten korktum' açıklaması, diğerinin yaşadığı yalnızlığı kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde bir kişinin incinmiş olması, karşı tarafın niyetinin kesin olarak zarar vermek olduğunu kanıtlamaz. Niyet ile etki ayrı ayrı konuşulabilir. 'Sen beni önemsemiyorsun' gibi bir hüküm yerine, belirli bir anda ne olduğunu ve bunun sizi nasıl etkilediğini anlatmak daha somut bilgi sağlar.

Sessizliği her durumda olgunluk veya haklılık işareti saymak da doğru değildir. Tartışmanın sesi kesilmiş olabilir; fakat anlaşmazlık hâlâ duruyor olabilir. Öte yandan herkesin duygusunu aynı hızda söze dökmesi beklenemez. Sakin bir anda 'Konuşma zorlaştığında durmaya ne zaman ihtiyaç duyuyorsun?' diye sormak, tek bir tartışma anından genel bir sonuç çıkarmaktan daha açıklayıcı olabilir.

Sakinleşme Molası İle İletişimi Kesmek Nasıl Ayrılır?

Sakinleşme molasında ara verme ihtiyacı ifade edilir ve konuşmaya dönme niyeti açık kalır. İletişim belirsiz süreyle kesildiğinde ise diğer kişi ne olduğunu veya konunun yeniden ele alınıp alınmayacağını bilemeyebilir. Aradaki fark yalnız dakikayla ölçülmez. Nasıl haber verildiği, güvenliğin korunması ve dönüşün gerçekleşip gerçekleşmediği de önemlidir. Her çiftin günlük koşulları aynı değildir.

Sakinleşme Molası İle İletişimi Kesmek Nasıl Ayrılır?

Gottman Enstitüsünün susma üzerine bilgilendirmesi, yoğun gerilimde ara verip sakinleşmeye ve sonrasında konuşmaya dönmeye yer verir. Buradan her sessizliğin aynı fizyolojik açıklamaya sahip olduğu sonucu çıkarılmamalıdır. Kendi ilişkinizde ne olduğunun ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Bir kavramı partnerinize etiket olarak yöneltmek yerine, ara vermenin sizin için nasıl anlaşılır ve güvenli olacağını konuşabilirsiniz.

Örneğin 'Şu an seni dinlemekte zorlanıyorum; biraz ara verip akşam yeniden konuşmak istiyorum' demek, hiçbir açıklama yapmadan saatlerce iletişimi kapatmaktan farklıdır. Bu cümleye karşı tarafın hemen rahatlayacağı garanti edilemez. Yine de ihtiyacın ve dönüş niyetinin görünür olmasını sağlar. Ara, tartışmayı başka bir odadan mesajlarla sürdürmek veya cezalandırmak için kullanılmamalıdır.

Sessizlik İki Partneri Nasıl Etkileyebilir?

Yanıt alamayan kişi konuşmayı daha çok zorlayabilir; geri çekilen kişi ise bu ısrarı daha fazla baskı gibi yaşayabilir. Bazı çiftlerde birbirini artıran bir dizi oluşabilir. Fakat her ilişkide iki tarafın davranışlarının eşit veya aynı ağırlıkta olduğu varsayılmamalıdır. Özellikle tehdit, şiddet veya kontrol varsa bunu sıradan bir karşılıklı iletişim güçlüğü diye açıklamak güvenli değildir.

Kendi deneyiminizi belirli bir örnek üzerinden anlatabilirsiniz: 'Dün konuşma yarıda kaldığında yeniden ne zaman konuşacağımızı bilmedim ve kaygılandım.' Bu ifade, diğer kişinin bütün niyetini tanımlamak yerine yaşanan etkiyi anlatır. Susmaya ihtiyaç duyduysanız siz de 'O anda düşüncelerimi toparlayamadım' diyebilirsiniz. İki anlatının farklı olması, birinin mutlaka gerçek dışı olduğu anlamına gelmez; ayrıntıları anlamaya ihtiyaç olabilir.

Sessizliğin günlük yakınlığı nasıl etkilediğine de bakın. Yalnız tartışma konusu mu erteleniyor, yoksa ortak planlar ve sıradan iletişim de mi duruyor? Konuşulmayan meseleler zamanla başka konulara taşınıyor mu? Bu sorular, tek bir akşamı ilişkinin bütünü saymadan tekrar eden örüntüyü değerlendirmeye yardımcı olabilir. Rahatsızlığınızı ifade etmek, partnerinizi sürekli konuşmaya zorlamakla aynı şey değildir.

Konuşmaya Dönüş Nasıl Planlanabilir?

Ara vermenin nasıl haber verileceğini tartışma dışındaki sakin bir zamanda konuşmak daha kolay olabilir. Hangi ifadeyi kullanacağınız, yaklaşık ne zaman döneceğiniz ve henüz hazır değilseniz bunu nasıl bildireceğiniz üzerinde durabilirsiniz. Planın amacı karşı tarafın her duygusunu yönetmek değildir. Belirsizliği azaltan ve iki kişinin de sınırlarını gözeten bir çerçeve oluşturmaktır.

Konuşmaya Dönüş Nasıl Planlanabilir?

Konuşmaya dönüldüğünde tek bir somut meseleyi seçin. Örneğin ortak planın nasıl yapılacağını konuşurken geçmişteki bütün sessizlikleri aynı anda çözmeye çalışmak zorlayabilir. Önce hangi olayın ele alınacağı ve neyi anlamak istediğiniz belirgin olsun. Birbirinizin söylediğini kısa bir cümleyle özetlemek, aynı konudan söz edip etmediğinizi görmeye yardımcı olabilir. Anlamak, anlatılan her şeye katılmayı gerektirmez.

Dönüş için belirlenen zaman uygun olmazsa bunu haber vermek önemlidir. 'Şimdi konuşamıyorum, şu saatte devam etmeyi önerebilirim' gibi bir açıklama yapılabilir. Fakat plan sürekli erteleniyor ve hiçbir konu ele alınmıyorsa yalnız yeni bir saat belirlemek yeterli olmayabilir. Bu tekrarın ne anlama geldiği ve hangi ihtiyacın karşılanmadığı birlikte değerlendirilmelidir. Konuşma isteğinin tek taraflı kalması da önemli bir bilgidir.

Tekrarlayan Suskunluk Ne Zaman Destek Gerektirir?

Suskunluk sık tekrarlanıyor, önemli meseleler konuşulamıyor veya ilişkide belirgin sıkıntı yaratıyorsa destek düşünülebilir. Ne zamandır sürdüğü, hangi konularda ortaya çıktığı ve konuşmaya dönüşün nasıl olduğu somutlaştırılabilir. Tek bir davranıştan hareketle kişilik veya ilişki hakkında kesin bir hüküm verilmemelidir. İki kişinin beklentileri ve günlük koşulları da değerlendirmeye dahil edilebilir.

Çiftle çalışmanın amacı bir kişiyi haklı ilan etmek veya diğerini mutlaka konuşturmaya zorlamak değildir. Görüşmelerde tekrar eden etkileşimler ve ihtiyaçlar ele alınabilir. Ancak ortak görüşmenin uygunluğu kişisel koşullara bağlıdır. Şiddet, tehdit veya güvenlik riski varsa önce güvenlik ve uygun profesyonel değerlendirme gerekir. Böyle durumlarda iletişim cümlelerini daha iyi kurmak tek başına yeterli bir çözüm değildir.

Partneriniz görüşmeye katılmak istemese de kendi yaşadığınız sıkıntıyı bir uzmanla konuşmayı değerlendirebilirsiniz. Bu, onun neden sustuğuna uzaktan tanı koymak için kullanılmamalıdır. Kendi ihtiyaçlarınızı, sınırlarınızı ve seçeneklerinizi ele alabilirsiniz. Bir başka kişinin konuşma isteğini tamamen kontrol edemezsiniz; fakat yaşananların sizi nasıl etkilediğini ve hangi desteğe ihtiyaç duyduğunuzu anlamak mümkündür.

Sonuç

İlişkide susmak, sorunun çözüldüğünü tek başına göstermez. Düşünmek için durmak, haber verilmiş bir mola ve belirsiz süreli iletişim kesilmesi farklı değerlendirilmelidir. Konuşmaya dönüşün nasıl olacağını planlamak bazı çiftler için yardımcı bir adım olabilir. Tekrarlayan güçlüklerde ilişki ve çift danışmanlığı kapsamında uygun değerlendirme düşünülebilir. Güvenlik riski varsa öncelik güvenliktir; sessizliğe bakarak niyet veya tanı belirlenmemelidir.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Kendi durumunuz için görüşme talebi oluşturabilirsiniz.

Diğer Yazılar

Sık Sorulan Sorular

Tartışmada susmak her zaman kötü niyet anlamına mı gelir?

Hayır. Düşünmek, sakinleşmek veya konuşmadan kaçınmak gibi farklı işlevleri olabilir. Niyet yalnız sessizlikten çıkarılamaz. Süre, bağlam, etki ve sonrasında iletişimin nasıl kurulduğu birlikte değerlendirilir.

Sakinleşmek için ara vermek sorunları kapatmak mıdır?

Ara verme ihtiyacı ve konuşmaya dönme niyeti açık olduğunda farklı bir çerçeve oluşur. Ara, konuyu belirsiz süreyle kapatmak veya cezalandırmak için kullanılmamalıdır. Dönüşün gerçekleşmesi önem taşır.

Partnerim sustuğunda konuşması için ısrar etmeli miyim?

Tek bir öneri bütün durumlara uymaz. O anki gerilimi, güvenliği ve ara verme ihtiyacını değerlendirmek gerekir. Sakin bir zamanda sessizliğin etkisini ve konuşmaya dönüş beklentinizi somut bir örnekle paylaşabilirsiniz.

Ara verdikten sonra neyi konuşmalıyız?

Önce tek bir somut olayı seçebilir, neyi anlamak veya düzenlemek istediğinizi açıklayabilirsiniz. Geçmişteki bütün anlaşmazlıkları aynı anda açmak yerine baştaki konuya dönmek daha anlaşılır bir başlangıç olabilir.

Her suskunlukta çift görüşmesi gerekir mi?

Hayır. Tekrarlayan sıkıntı ve günlük etkilenme varsa değerlendirme düşünülebilir. Ortak görüşmenin uygunluğu kişisel koşullara bağlıdır; şiddet veya tehdit varsa önce güvenlik ve uygun destek ele alınmalıdır.

Hemen AraWhatsApp