BDT'den ne beklenir ne beklenmez sorusu, başlarken hedefleri konuşmayı gerektirir. Katılım önemlidir; sonuç ve süre konusunda kişiye özel değerlendirme yapılır.
Bilişsel davranışçı terapiye başvurmayı düşünürken 'Bana ne yapacağım söylenecek mi?', 'Düşüncelerimi hemen değiştirmem mi gerekecek?' veya 'Zorlanırsam süreç başarısız mı sayılır?' diye merak edebilirsiniz. Bu beklentiler görüşmelere nasıl katıldığınızı etkileyebilir. Beklediğiniz şeyin açıkça konuşulması, çalışma biçimini anlamanızı kolaylaştırır. Burada BDT'nin bütün kullanım alanlarını veya araştırma sonuçlarını sıralamak yerine, danışanın başlangıçta taşıyabileceği beklentiler üzerinde duruluyor. Örnekler genel bilgi niteliğindedir; kişisel değerlendirme, tanı veya sonuç vaadi içermez.
BDT Hakkında Hangi Beklentiler Gerçekçidir?
Çalışmanın amacı her zaman olumlu düşünmenizi sağlamak değildir. Sizi zorlayan bir durum hakkında ne düşündüğünüzü, nasıl hissettiğinizi ve nasıl davrandığınızı birlikte incelemek söz konusu olabilir. 'Hiç endişelenmemeliyim' beklentisi yerine, endişe yaşadığınızda günlük hayatınıza nasıl devam edebileceğiniz konuşulabilir. Rahatsız edici bir düşüncenin akla gelmesi, üzerinde çalışılan her şeyin ortadan kalktığı anlamına gelmez.
Uzmanın sizin yerinize bütün kararları vermesini beklemek de çalışma biçimini yanlış anlamaya yol açabilir. İşten ayrılmak, bir ilişkiyi sürdürmek veya belirli bir okulu seçmek gibi kişisel kararların sorumluluğu size aittir. Görüşmeler, seçeneklerinizi ve karar verirken sizi zorlayan düşünceleri ele almanıza alan sunabilir. Uzmanın her konuda tek bir doğru cevabı bildiği varsayımı, sizin değerlerinizi ve koşullarınızı ikinci plana itebilir.
Gerçekçi beklenti oluşturmak için 'Bu çalışma benim günlük hayatımda neyi değiştirmeyi hedefliyor?' sorusuna somut bir örnek ekleyebilirsiniz. Örneğin toplantı öncesi kaygınızın tamamen silinmesi yerine, hazırlanmak için ayırdığınız zamanı sınırlayabilmek üzerinde durulabilir. Bu örnek herkes için önerilmiş bir hedef değildir. Hangi değişimin anlamlı ve uygun olduğu, değerlendirme sırasında birlikte ele alınmalıdır.
Danışanın Aktif Katılımı Ne Anlama Gelir?
Aktif katılım, doğru cevaplar vererek uzmanı memnun etmek demek değildir. Bir önerinin size uymadığını söylemek, aklınıza gelmeyen bir soruyu sonraki görüşmede sormak ve yaşadığınız bir güçlüğü açıkça paylaşmak da katılımdır. Anlamadığınız bir çalışmayı anlamış gibi yapmak yerine amacını açıklatabilirsiniz. Kendi deneyiminiz, görüşmelerde kullanılan bilgilerin önemli bir parçasıdır.

NHS'nin BDT bilgilendirmesi, görüşmelerde öğrenilenlerin günlük yaşamda denenmesine ve görüşmeler arasında pratik yapılabilmesine yer verir. Bunun sizin için nasıl düzenleneceği uzmanla konuşulmalıdır. Herkese aynı kayıt formu veya aynı miktarda çalışma verilmesi gerektiği sonucu çıkarılamaz. İş saatleri, bakım sorumlulukları, yorgunluk ve erişilebilirlik ihtiyaçları gibi koşulların plana dahil edilmesi gerekebilir.
Katılımı her öneriyi kusursuz uygulamakla ölçmek, yeni bir baskı yaratabilir. Diyelim ki bir durumu not etmeyi unuttunuz. Görüşmede yalnızca 'Yapamadım' demek yerine ne zaman denediğinizi, nerede takıldığınızı ve çalışmayı nasıl anladığınızı anlatabilirsiniz. Burada amaç bir ödev notu almak değildir. Ayrıntılı seans arası çalışma güçlükleri ayrı bir konudur; beklenti açısından önemli olan, zorlanmanın konuşulabilir olmasıdır.
Hızlı Ve Kesin Sonuç Beklentisi Nasıl Ele Alınır?
Bir yaklaşımın yapılandırılmış olması, belirli sayıda görüşmede herkese aynı sonucu vereceği anlamına gelmez. Başvuru nedeni, güçlüğün süresi, eşlik eden ihtiyaçlar ve yaşam koşulları farklı olabilir. Süre hakkında soru sormanız uygundur; fakat başlangıçta verilen bir tahmini kesin bitiş tarihi gibi görmek yanıltıcı olabilir. Planın hangi koşullarda yeniden değerlendirileceğini öğrenmek daha kullanışlıdır.
'Üç görüşmede değişmezsem bende sorun var' düşüncesi, değerlendirilmesi gereken bir beklentidir. Bir başkasının daha kısa sürede yararlandığını söylemesi, sizin sürecinizi ölçmek için yeterli bilgi sağlamaz. Aynı kelimeyle tarif edilen iki güçlük günlük hayatta farklı biçimlerde yaşanabilir. İlerleme gözlenmiyorsa bunu kendinize yönelik bir hükme çevirmek yerine, hedefi ve çalışma biçimini uzmanla konuşabilirsiniz.
Kesin iyileşme, herkes için aynı sonuç veya hiç zorlanmama sözü gerçekçi bir beklenti değildir. Öte yandan belirsizlik, hiçbir soruya yanıt verilmeden devam edilmesi gerektiği anlamına da gelmez. Neden belirli bir çalışmanın seçildiğini, neyin izleneceğini ve ne zaman gözden geçirileceğini sorabilirsiniz. Süreç hakkında anlaşılır bilgi almak ile sonuç garantisi istemek arasında fark vardır.
Görüşmelerde Zorlanmak Nasıl Konuşulabilir?
Bazı konuları anlatmak, yeni bir davranışı denemek veya alışılmış bir tepkiyi fark etmek güç gelebilir. Bunun nasıl ve ne yoğunlukta yaşandığı önemlidir. 'Biraz zorlanmam bekleniyorsa hiçbir şey söylememeliyim' diye düşünmek yerine, yaşadığınız sıkıntıyı anlatın. Çalışmanın temposu ve uygunluğu değerlendirilirken bu bilgiye ihtiyaç olabilir. Her rahatsızlığı ilerlemenin işareti saymak doğru değildir.

Örneğin bir görüşmeden sonra günlerce günlük işlerinizi sürdüremediğinizi fark ettiyseniz bunu açıkça belirtin. 'Geçen konuşmadan sonra uyumakta zorlandım ve işe odaklanamadım' gibi somut bir anlatım, 'Seans kötü geçti' demekten daha ayrıntılı bilgi verir. Uzmanla neyin tetiklendiğini, planın nasıl ele alınacağını ve ek değerlendirme gerekip gerekmediğini konuşabilirsiniz. Kendinizi zorlamanın tek doğru tutum olduğunu varsaymayın.
Söylenen bir yorum size uymadıysa veya bir uygulamanın amacını anlamadıysanız bunu dile getirebilirsiniz. 'Bunu kabul etmekte zorlanıyorum' demek, çalışmaya karşı olduğunuz anlamına gelmez. Uzmanla anlaşmazlık yaşayabilmek ve bunun üzerinde konuşabilmek de önem taşır. Soru sorduğunuz için suçlu hissettirilmeniz ya da sınırlarınızın sürekli geçersiz sayılması, ayrıca değerlendirilmesi gereken bir durumdur.
Beklentiler Süreç İçinde Nasıl Gözden Geçirilir?
Başlangıçta kurduğunuz hedef, zaman içinde daha belirgin hale gelebilir. 'Daha iyi hissetmek' isteğinin altında örneğin aile ziyaretlerinden önceki hazırlık süresini azaltmak veya bir hata sonrası bütün günü kendinizi eleştirmeden sürdürebilmek olabilir. Hedefin netleşmesi, ilk konuşmanın yanlış olduğu anlamına gelmez. Yaşantınız hakkında yeni ayrıntılar ortaya çıktıkça çalışma odağı birlikte değerlendirilebilir.
Değişimi yalnızca o günkü ruh halinizle ölçmemeye çalışın. Belirli bir durumda ne yaptığınız, kaçındığınız bir işe nasıl yaklaştığınız veya zorlandığınızda hangi seçeneği kullanabildiğiniz de konuşulabilir. Bunun için sürekli kayıt tutmanız zorunlu değildir. Uzmanla belirlenen uygun bir gözlem biçimi kullanılabilir. Kendi başınıza her gün puan vererek süreci yeni bir performans sınavına dönüştürmeniz gerekmez.
Beklentiniz karşılanmıyorsa bunu mümkün olduğunca somutlaştırın: Daha fazla açıklamaya mı, farklı bir tempoya mı, hedefin yeniden belirlenmesine mi ihtiyaç duyuyorsunuz? Görüşmelerin yararlı olmadığını düşünüyorsanız bu da konuşulmalıdır. Çalışma biçiminin değiştirilmesi, başka bir değerlendirme veya farklı bir uzmana yönlendirme seçenekleri gündeme gelebilir. Devam etmek tek başına başarı, başka bir seçenek düşünmek de tek başına başarısızlık değildir.
Sonuç
BDT'den ne beklenir ne beklenmez sorusunu açıkça konuşmak, katılımın ve hedeflerin anlaşılmasına yardımcı olabilir. Kusursuz uygulama, sürekli olumlu hissetme veya kesin sürede sonuç alma beklentileri yerine, kendi yaşamınızdaki somut ihtiyaçları ele alabilirsiniz. Zorlandığınız noktalar görüşmede paylaşılabilir. Bireysel danışmanlık kapsamında çalışma biçimini ve beklentilerinizi uzmanla değerlendirmeniz mümkündür; buradaki bilgiler kişisel plan yerine geçmez. Çalışma kapsamı için bireysel danışmanlık sayfasına bakabilirsiniz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Kendi durumunuz için görüşme talebi oluşturabilirsiniz.

