BDT'de seans arası çalışmaları yapmakta zorlanınca ne olur sorusu, engelleri konuşmaya açar. Yapılamayan çalışma, kişiyi suçlamak yerine birlikte incelenebilir.
Görüşmede anlamlı bulduğunuz bir çalışmayı eve dönünce başlatamamış olabilirsiniz. Bazen zaman bulamaz, bazen nasıl yapılacağını hatırlamaz, bazen de yanlış yapmaktan çekinirsiniz. Bir sonraki görüşmeye giderken utanmanız veya konuyu açmayı ertelemeniz mümkündür. Oysa neyin zor geldiği, çalışma planını değerlendirmek için bilgi sağlayabilir. Bu yazı belirli bir terapi egzersizini kendi başınıza uygulamanızı önermez. Uzmanınızla kararlaştırılan çalışmaların amacını, kapsamını ve günlük koşullara uyumunu nasıl konuşabileceğinize odaklanır.
Seans Arası Çalışmalar Neden Zor Gelebilir?
Bir çalışmanın tamamlanmamasının tek bir açıklaması yoktur. Görüşmede anlaşılır gelen yönerge sonradan belirsizleşmiş olabilir. Not tutmanız istenmiş, ama hangi durumda neyi yazacağınız netleşmemiş olabilir. Bazen de çalışmanın neden önerildiği anlaşılmadığından, yapılacak iş günlük hayatın içinde öncelik kazanmaz. Bu ayrıntılar, isteksiz veya yeterince çabalamayan biri olduğunuz şeklinde yorumlanmadan incelenmelidir.
Pratik koşullar da önemlidir. Vardiyalı çalışmak, bir yakının bakımını üstlenmek, evde mahrem bir alan bulamamak veya yoğun yorgunluk yaşamak uygulamayı zorlaştırabilir. Bir defteri başkalarının okuyacağından endişe ediyorsanız sorun yalnızca zaman yönetimi değildir. Çalışmanın erişilebilirliği ve mahremiyeti birlikte değerlendirilmelidir. Koşullarınızı anlatmanız, bir mazeret üretmek değil planın gerçek yaşama uyup uymadığını konuşmaktır.
Duygusal güçlükler de gündeme gelebilir. Çalışma zor bir anıyı hatırlatıyor, başarısız olma korkusu yaratıyor veya yoğun sıkıntı uyandırıyor olabilir. Yalnızca 'Yapmak istemedim' demek bu ayrıntıları gizleyebilir. Hangi anda durduğunuzu ve o sırada ne yaşadığınızı anlatmak daha açıklayıcıdır. Yoğun zorlanma varsa kendi kendinize dozu artırmak yerine bunu uzmanınızla paylaşın.
Yapılmayan Çalışma Görüşmede Nasıl Konuşulur?
Konuşmaya doğrudan başlayabilirsiniz: 'Kararlaştırdığımız çalışmayı tamamlamadım; nerede zorlandığımı anlatmak istiyorum.' Bu cümle bir savunma hazırlamanızı gerektirmez. Çalışmayı denediyseniz ne kadarını yaptığınızı, denemediyseniz başlamadan önce neyin engel olduğunu söyleyebilirsiniz. Görüşmede hiç yapılmamış bir çalışmayı yapılmış gibi anlatmak, planın uygunluğunu değerlendirmek için gereken bilgiyi eksiltebilir.

Örneğin akşam not tutmayı planladınız, fakat o saatte çocuğunuzun ihtiyaçlarıyla ilgilendiniz. Başka bir gün defteri açtığınızda ne yazmanız gerektiğini bilemediniz. Bu iki durum aynı engel değildir. Birinde zamanlama, diğerinde yönerge belirsizliği söz konusudur. Her günü ayrıntılarıyla raporlamak zorunda değilsiniz; bir veya iki somut örnek, genel bir 'Yapamadım' ifadesinden daha fazla bilgi sağlayabilir.
Uzmanın tepkisinden çekindiğinizi de söyleyebilirsiniz. 'Bunu yapmadığımı anlatınca kızacağınızı düşündüm' ifadesi, görüşmede yaşadığınız ilişkiyi konuşmaya açar. Amaç uzmanın onayını almak için kusursuz bir performans sergilemek değildir. Zorlanmanızın nasıl karşılandığı ve size neyin yardımcı olabileceği üzerinde birlikte durulabilir. Soruyu sorabilmek de sürece katılımın bir parçasıdır.
Çalışmanın Amacı Ve Zorluk Düzeyi Nasıl Netleştirilir?
Bir çalışmaya başlamadan önce neyi gözlemlemek veya denemek için önerildiğini anlamanız yararlıdır. 'Bunu yaptığımızda neyi öğrenmeyi hedefliyoruz?' diye sorabilirsiniz. Amaç anlaşılmadığında çalışma, doldurulması gereken bir belgeye dönüşebilir. NHS'nin BDT açıklaması görüşmeler arasında öğrenilenlerin denenmesine yer verir; sizin için hangi uygulamanın uygun olacağı ise kişisel plan içinde değerlendirilmelidir.
Kapsamın açık olması da önemlidir. Ne kadar zaman ayırmanız, hangi durumda denemeniz ve neyi not etmeniz beklendiğini netleştirebilirsiniz. 'Aklıma gelen her şeyi gün boyunca yazmam mı gerekiyor?' gibi sorular, gereksiz yüklenmeyi önleyebilir. Bir örneği görüşmede birlikte ele almak isteyebilirsiniz. Bu, çalışmanın sizin anladığınız biçimiyle uzmanın kastettiği şeyin aynı olup olmadığını görmeye yardımcı olabilir.
Zorluk düzeyini konuşmak, her rahatsızlıktan kaçınmak anlamına gelmez. Fakat bir çalışmanın size aşırı gelmesi de göz ardı edilmemelidir. Başlamadan önce ne yapacağınızı bilmediğiniz veya durmanız gerektiğinde kiminle konuşacağınızı anlamadığınız bir uygulamayı kendi başınıza genişletmeyin. Özellikle yoğun sıkıntı uyandıran çalışmaların kapsamı, güvenliği ve uygunluğu uzmanla değerlendirilmelidir. İnternetten bulunan başka bir uygulama otomatik olarak plana eklenmemelidir.
Günlük Yaşam Koşullarına Göre Nasıl Uyarlanabilir?
Günlük düzeninizin planla uyuşmayan taraflarını açıkça anlatın. Örneğin yalnızca gece sessiz zaman buluyorsanız ve o saatte çok yorgunsanız, çalışmanın zamanlaması konuşulabilir. Her gün aynı saatte uygulama yapmak sizin için mümkün olmayabilir. Planın uyarlanması, amacından vazgeçilmesi demek değildir. Hangi değişikliğin uygun olacağını birlikte belirlemek gerekir; yalnızca kendi kendinize daha fazla yük eklemek çözüm olmayabilir.

Yazılı çalışma size uygun gelmiyorsa bunun nedenini açıklayın. Görme, okuma, yazma veya teknoloji kullanımıyla ilgili bir ihtiyaç varsa bunu belirtmeniz önemlidir. Sesli not, kısa anahtar ifadeler veya başka bir yöntem her kişi ve durumda uygun olmayabilir. Bu seçenekleri mahremiyet ve çalışma amacı açısından uzmanınızla tartışabilirsiniz. Kullanılan aracın basit görünmesi, sizin için erişilebilir olduğu anlamına gelmez.
Hatırlatıcı kullanmak istiyorsanız bunun da hayatınıza nasıl yerleşeceğini düşünün. Çok sayıda bildirim yeni bir baskı yaratıyorsa daha fazla alarm eklemek yararlı olmayabilir. Notlarınızın başkaları tarafından görülmesinden kaygılanıyorsanız, ortak kullanılan cihazlara özel ayrıntılar yazmadan önce mahremiyeti değerlendirin. Günlük yaşam koşullarına uyum, sadece yapılacak işi küçültmek değil, çalışma biçiminin güvenli ve sürdürülebilir olup olmadığını konuşmaktır.
Zorlanmak Sürecin Başarısız Olduğu Anlamına Gelir Mi?
Bir çalışmanın yapılmaması tek başına bütün sürecin başarısız olduğunu göstermez. Ne yaşandığını ve aynı engelin tekrar edip etmediğini anlamak gerekir. Bir hafta yoğunluk nedeniyle atlanan bir uygulama ile haftalar boyunca amacı anlaşılmayan bir çalışma aynı durum değildir. Tek bir olayı kişiliğiniz hakkında kesin bir hükme çevirmek, değerlendirmeyi zorlaştırabilir. Süreçteki diğer deneyimleriniz de dikkate alınmalıdır.
Tekrarlayan güçlüklerde aynı planı değiştirmeden sürdürmek yerine hedefi ve yöntemi gözden geçirmek gerekebilir. Çalışmanın neden önerildiği hâlâ belirsiz mi, zorluk düzeyi uygun mu, başka ihtiyaçlar değerlendirilmemiş olabilir mi? Bunlar uzmana yöneltilebilecek sorulardır. Uygun değişiklikler yapılmasına rağmen belirgin sıkıntı sürüyorsa ek değerlendirme veya farklı bir yaklaşım üzerine konuşulabilir. Bunun kararını yalnız bir ödevin tamamlanmasına bakarak vermemek gerekir.
Görüşmeye hazırlanırken üç kısa not yeterli olabilir: Ne kararlaştırılmıştı, ben ne denedim, nerede takıldım? Elinizde tamamlanmış bir form olmasa bile bu notlar konuşmayı başlatabilir. Çalışmanın yapılmadığını saklamak yerine paylaşabilmek, gerçek koşullarınızın plana dahil edilmesini kolaylaştırır. Buradaki örnekler uzmanınızın kişisel önerilerinin yerine geçmez; kendi planınız hakkında daha açık konuşmak için kullanılabilir.
Sonuç
BDT'de seans arası çalışmaları yapmakta zorlanınca ne olur sorusunun yanıtı, zorluğun nedenine ve kişisel plana bağlıdır. Amaç, anlaşılmayan yönergeler, yoğun duygular ve günlük koşullar birlikte incelenebilir. Zorlanmak tek başına başarısızlık anlamına gelmez; kendi kendinize daha ağır uygulamalar eklemeniz de gerekmez. Bireysel danışmanlık kapsamında çalışma biçimini uzmanınızla değerlendirebilir, engelleri somut örneklerle paylaşabilirsiniz. Çalışma kapsamı için bireysel danışmanlık sayfasına bakabilirsiniz.
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ya da tedavi yerine geçmez. Kendi durumunuz için görüşme talebi oluşturabilirsiniz.

